Cinsel takıntılar kişiye utanç verir…

Cinsel takıntılar dayanılması zor olan, büyük utanç ve acı veren takıntılar arasındadır. Bazı hastalarımızın aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir.

Takıntılar hayatı kişiye zarar verir. Gündelik yaşam düzenini aksatır. Sürekli kendini günahkâr ve suçlu hisseder.

Bu takıntıların elinde olmadığını, beyninin istemsiz üretimleri olduğunu bilmeyen kişiler kimsenin yüzüne bakamaz hale geliyor.

‘Takıntılar’ kitabı yazarı NP GRUP Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman psikiyatristlerinden Dr. Oğuz Tan tecrübelerini haber7 okuyucuları için paylaştı.

Zaman zaman hastalarımız yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odamıza girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar:

‘Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum. Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum. Üç yaşındaki yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum.’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama seyrekliğine indirirler veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.

Dindar insanları da cinsel takıntılar ibadet sırasında gelip bulur hep. Tekbir alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir. Bir hastam hacca takıntılarından kurtulmak için hacca gitmiş, ‘Kabe’nin duvarlarında adeta seks filmi oynuyor,’ demişti. Hıristiyan kadınların kendilerini Hazret-i İsa ile cinsel ilişkide gördüklerine zaman zaman rastlanır.

“Hafif meşrep” damgası yeme korkusu

İnsanların cinsel organlarına bakma takıntılarına da çokça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa ‘hafifmeşrep’ damgası yemekten büyük korku duyarlar.

Halbuki, obsesifler ahlaki kurallara katı biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, ‘sapık’ olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. Bir bayan hastamız ‘Erkeklere bakar, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil olurum’ takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmiş, on adım ötedeki bakkala bile gidemiyordu. Ailenin gazeteden deterjana kadar bütün ihtiyaçlarını kocası satın alıyordu. Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi. Acilen diyelim bir kibrit lazım olduğunda, kocası da evde yoksa, evinin hemen önüne park ettiği arabasına atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı, çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta bu hastamız sonunda oturduğu mahalleden taşınmıştı.

Eşcinsellik takıntısı kişiyi mahveder

Eşcinsellik takıntıları da pek çok ‘normal’ erkeğin hayatını mahveden takıntılardır. ‘Ben eşcinsel miyim?’ sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. Eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu’na ayak basmamış hastalarımız var.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <img><code> <ul> <ol> <li> <dl><b><img> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi